5 Ağustos 2014

Geleceğin Mesleği Bloggerlık

Blog Yazarlığı, geleceğin mesleklerinden biri olacak. Sanallaşan, sanal reklamların yoğunlaştığı bir Dünya’ya adım attık bile. Bundan birkaç sene önce internetten giyim alışverişi yapacağımızı söylediğinde gülerdik değil mi? Hatta ben bile demiştim internetten giysi mi alınır, diyerek. Şimdi internetten aldığım en sevdiğim giysiler arasında elbiselerim var.

Anarşi sadete gel bunun blog yazarlığı ile alakası var diyebilirsiniz. Çok büyük bir alakası var. Bloğunu kapatıp giden arkadaşlar ileride pişman olacak. Çünkü artık reklamcılık bloglara sıçramaya başladı. Özellikle Blogspotlar artık markaların gözdesi haline gelmeye başlamış durumda. Ve ayrıca şirketler metin yazarları aramaya başladı bile şu an yeni olsa da. Ve genellikle aradıkları şartlar önceden blog yazarlığı yapmış olmak.

Her ne kadar benim hoşuma gitmese de tasnif etmesem de artık insanlar sanal ortamda yaşıyor. Ve reklam verilecek en mantıklı yerlerde bloglar, web siteleri. Kocaman reklam panosunun yanından telefonunun ekranına bakarak geçen nesillere doğru gidiyoruz. Sanal kutucuğa ve kolaylığa hapis olmuş durumdayız. Sanal ortamda markaların ve şirketlerin reklamını yapacak en iyi çalışanlarda bloggerlar olacak. Çünkü yazama kabiliyeti olan insanlar bloglar da toplanıyor. Şimdiden reklam verilen bloggerları olduğu görüyoruz. Yalnız büyük bir hata ve problemler söz konusu reklam konusunda.

Reklam veren şirketlerin Halkla İlişkilerinin bu konu da çok dikkatsiz olduğunu düşünüyorum. Uyarmadıkları ya da bizim reklamımızı şöyle yapın demedikleri için. Aldığım eğitimden dolayı olsa gerek, toplum odaklı yapılmayan reklamların ters tepeceğini, hatta bizzat kendimde yarattığı duygudan ters teptiğini söyleyebilirim.

Mesela, A firması bloggera ürünlerini gönderiyor. Ya kendisi istedi, numune ürünlerinizi tanıtayım diye ya da marka teklif etti, her neyse. Bloggerın en büyük yanlışı A markası bana bana hediye gönderdi diye onlarca hediye ürününü paylaşımı yapıp çekilmesi köşeye. Bu tarz şeyler reklam olmaz maalesef. Sizin aman bana bedavadan ürün geldi, bana ne reklamdan. Ürünün fotoğrafını çektim mi al işte sana reklam düşüncesidir. Ben böyle paylaşımlar gördüğüm zaman direk şöyle diyorum:

“Numune ürünlerden istemiş gelmiş de şunu reklam diye sunuyor.”

Marka size bu ürünü reklam yapın diye gönderiyor, sadece yiyin, giyinin, sürüştürün diye değil. Ben de ters tepki yaratıyor böyle şeyler. Kandırıldığım hissi uyandırıyor. Ve ben o ürünü almam. Zaten nedense oldum olası direk yapılan reklamlara gıcığım.

Peki ne yapılmalı, ileri de seçilecek bloggerlar olmanız için eğitim veriyorum. İyi dinleyin beni :)

1-Şu marka bana ürününü gönderdi ben de kullandım dememeli. Sizin amacınız insanların paylaştığınız şeye tesadüf eseri karşılaşmış hissi vermek. Bu siz aldınız, kullandınız ve ürün hakkında deneyiminizi paylaşıyorsunuz. Ve bu ürünün pazarlama oranını artırır.

2- Ürünün kutusunu tüm ürünleri gözler önüne serip. Çok güzel puding, tatlılardan tek tercihim diyerek reklam olmaz. Zaten başta paylaştığınız resmin inandırıcılığı yok. Kardeşim alırken 30 tane puding mi alıyon sen dedirtir insana.

3-Ürünü kullanarak reklam yapın. Örneğin, Pudingin markasını reklam yapacaksınız. Bir pasta tarifi deneyin. Ya da bugün puding pişirdim deyin. Ve yaptığınız pastanın, puding tabaklarının yanında o pudingin paketi olsun. Pudingin markasını söylemeye bile gerek yok. Alın size reklam.

4- Ya da geçmişinizden bir anı anlatın, yaşadığınızı anlatın Dalin şampuanını kullanmak gibi. İnsanlar bu yazılanın reklam değil sizin yaşadığınız bir anı olduğunu sansın. Anınızı anlatırken reklamı yaptınız bile.

İnsanlar üzerinde algı yönetimi çok önemlidir. Edward Bernays’ın kadınlara nasıl sigara kullantırmayı, satmayı başardığı hikâyesini araştırın isterseniz.

Bizim mesleği ben kötü polis ve iyi polis diye ikiye ayırıyorum. Toplum sorunlarını, problemlerine çözüm odaklı çalıştığı, iyi polis rolünü üstelendiği gibi; toplumu analiz edip algı yönetimi yaparak kötü polis rolünü de üstlenebilir. Ben şimdi kötü polis rolünü üstleniyorum.

Bunun dışında yaşanmış bir çok hikaye var. Kimya bilgisini paylaşan bir kişinin şirketten iş teklifi alması. İşinden ayrılan Şebnem Karagöz'ün blog paylaşımlarının beğenilmesi sonucunda birçok dergiden, editörlük teklifinin gelmesi. 

Bloggerı olmayan hatta blog yazarı olan kişiler bile blogu gereksiz görebilir; ama bence yanlış bir düşüncedesiniz. Bloglar diğer sosyal medyalardan çok çok farklı. En büyük getirisi de bireye getirisi yazma, düşünceyi ifade etme yetisini oldukça geliştiriyor. Diğer sosyal medyalar gibi insanları aptallaştırmıyor. Bunun dışında paylaşımalrınızla dikkat çekebilirsiniz. Çekmeseniz de bence kendinize yatırım yapıyorsunuz, hangi konuda olursa olsun paylaşım yaparak. Bu nedenle bloglarımıza biraz daha özenli davranmak, ihmal etmemek en iyi olan.


Görüşürüz pisicikler.


Sahipsiz Cümleler

20 yorum:

  1. Ben en çok şunu merak ediyorum daha hiç araştırmadım.Bloga gerçek reklam almak mantıklımı? ha deyince oluyormu? oluyorsa bizlere bir getirisi takdire şayanmı? vsvsvsv:)))
    Pisicik:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslına bakarsan blogların kenarında çıkan reklamlarında yanlış olduğunu düşünüyorum. Web sitesi tasrımın da yapılan araştırmlar da en çok rahatsız olunan şeylerden birisi de o. Açıkcası ben de rahatsız oluyorum o bloglardan hatta reklamı kapttığım bile oluyor. rahatsız oluyorum, çok sık tekrarlıyor diye. Şimdiye kadar bir kez gripte bakmışlığım yoktur bu reklam ne diye. Facebook bu konu da en rahatsız edici sosyal medya. Onların getirisi de çok düşük, bloggerlara. Tıklama başına para kazanıyorsun o da çok cüzi. Benim anlatmak istediğim şirketlerin reklam vermesi, tanıtımının yapılması ileri de ciddi bir hal alacağını düşünüyorum. Mesela belki haberin vardır. Sadece ürün vererek onu denemeni siteyen blogunda bahsetmeni isteyen Tavsiye Kanalı.

      http://www.tavsiyekanali.com/

      sadece kadın bloggerları tercih ediyor pisi pisicik :)

      Sil
    2. Ayrıca şu anda reklam şirketleri, web siteler, markalar vb şirketler uzaktan iletişim kurabileceği metin yazarları, blog yazarları arıyor. Şu an da yazı başına verdikleri ücreti düşük görüyorum, ama ileri de bunun önemi artacak. Mesela 100 kelimeye 0, 70 kuruş- 2 lira gibi ücretler veriliyor şu an da.

      Sil
  2. Kenar çubuğuna değilde yazı içeriğine reklam alımı takipçi kaybına sebep olmayacak mı peki?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Reklamcılık ve reklamlar bizim ülke de pek sevilmez. Ben de sevmem reklamları. Direk reklam yapılırsa elbette rahatsız olunur. Benim olduğum gibi, ben rahatsız oluyorum açıkcası.Hele o kenarda flash reklamlardan sürekli hareket eden. Benim anlatmak istediğim onu reklamdan sıyırmak. Ben şuana kadar hiç bir markanın vb reklamaını yapmadım. Ama kullandığım ürünleri vb. paylaşıyorum. Örneğin dalin şampuanı ile anımı anlatmıştım ve kullandığımdan.Çoğu kişi yorum yapmıştı ben de kullanacağım, ilginçtir ki yüze çok iyi oluyormuş vb diye. Reklamlar bunun gibi yapılabilir diyorum. Reklamcılığın amacı insanları gönüllü bir şekilde ikna etmek, o ürünü tercih etmesini sağlamak. Direk reklam bence tam tersine seninde dediğin gibi olumsuz etkisi olabilir, Hem blogger açısından hem de marka açısından.

      Reklamcılığın çok getirisi olacağını sanmıyorum. Ama metin yazarlığına doğru kayabilir bloggerlık. Markalar yazdığın yazıları satın alıyor. vb.

      Sil
  3. Ellerine sağlık çok faydalı bir yazı olmuş. Bloggerlar blog üzerinden para kazanıp mutlu olurken bir çok okuyucu da bloglar reklam çöplüğüne döndü diye şikayette edebiliyor.
    Ama bana kalırsa yabancı birçok ülkede olduğu gibi bloglar isterlerse haklarını alsınlar, paralarını kazansınlar.
    Ayrıca ürün tanıtan bloglar için de tavsiyelerin oldukça yerinde olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben bloggerların reklam yapmasına kesinlikle karşı değilim. Bunu kendi işine ek gelir olarak kullanabilir en doğal hakkı. Benim şikayetçi olduğum ve yanlış bulduğum şey kişilerin reklamları blogun önüne geçirmesi. Daha önce de bahsettiğim gibi reklamı deneyerek ya da günlük bir aktivite de yaptığın ya da yaşadığı bir hatıra olarak anlatılabilir. Ya da iyi bir hayal gücün olacak :) Böyle kendi blogumuza da saygısızlık etmemiş oluruz. Diğer türlü hem blog açısından hem de marka açısından olumlu olmuyor. Ben rahatsız oluyorum. Çünkü biz reklamcıları, satış temsilcilerini hatta markette ürünlerin tanıtımını yapan kişilerden hoşlanmayız. Çünkü reklamcı insanları kandırır. ( Bunu iknaya çevirmeli, insanlar kendi tericihiymiş, kendi rızasıyla almış olduğunu hissetmeli) Ürününü pazarlamak için öyle yapmak zorunda da; ama kullanılmışlık hissi vermek daha tehlikeli mesela çoğu site de başıma geldi benim. Yazının içinde reklam linklerinin olması bir kelimenin üstüne fare geldiğinde reklam çıkıyor karşısınıza. İşte bu tam kullanılmışlık hissi veriyor insana. Hem tuzağa düşürüyor reklam açtırıyor tıklama sağlayarak seni kullanıyor hem de okuduğum yazının keyfini bölüyor. Şimdiye kadar hiç bir blogu reklam yaptı diye izleyicisi olmaktan vazgeçmedim ama cidden yazıyı okumadan sövüp çıktığım çok oldu :D :D

      Sil
  4. Web tasarimi dersi gördüm yillarca ve sunu söylemeliyim ki aniden beliren bir reklam, yada kenarda kalin puntolar ve kayan yazilar ile cikan reklamlar genellikle okuyucu o sayfadan iter ve bir daha ugramamasina sebep olur. Sonucta bir seylerin reklamini merak ederse, direk sayfanin adini arastirip ana sayfaya gider.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen bilgisayar mühendisisin canım sen de teğit ettin tam oldu. Abim de mühendis onun çevirdiği okuduğu makaleleri okuma fırsatım oldu. İnsanlar üzerinde araştırma yapılmış o reklamlardan büyük çoğunluğu rahatsız. O yüzden yazı olarak reklamların sunulması daha sağlıklı. Blogta kullandığımız renk bile önemli. Onu da paylaşayım teğit et doğru mu yanlış mı. Mesela beyaz renkli bloglar ve açık mavi tonda bloglar gözü az yorduğu beyaz arka plan kullanılan bloglarda izleyicinin vakit geçirme süresinin daha fazla olduğu. Kahve rengi tonu kullanan bloglar, web sitelerin de ise insanların yazıya odaklanamadığı çıkmış ortaya.Mesela yiyecek blogu açacaksak bazı yerlerde, banner da kırmızı tonun kullanılması gerektiği falan.....

      Ben de toplum mühendisi olarak :) gözlemliyorum. Öyle siteler beni rahatsız ediyor açıkcası ben de düşündürdüğü şey kullanılıyormuş hissi vermesi. Belki çoğu insan tanımlayamıyordur ne hissettirdiğini. Markalar reklam yaptık zannediyor; ama daha çok antipati çekiyorlar.

      Sil
  5. Merhaba:
    Makalede katıldığım noktalardan çok katılmadığım noktalar var desem kızmayınız lütfen:

    Öncelikle web sitelerine sağ tarafa ve yazı altlarına sabitlenen reklamlar sandığınız gibi ziyaretçiyi kaçıran etkenler değildir. Ziyaretçi sadece bilgi almasını engelleyen pencerelerden rahatsız olur. Yani siz birşeyleri okurken önünüze atlayan reklam veya video play tuşuna tıklamaya çalışırken hemen dibine konumlandırılmış reklamlar vb rahatsızlık verir. Genelde ziyaretçiyi şaşırtıp yanlışlıkla tıklatmak için yapılan bu uygulamalar google adsense ekibi tarafından tespit edilir ve site google'dan banlanır. Bu tip rahatsız edici reklamları sadece kalitesi düşük sitelerde görürsünüz. İnternet geçmişinizde kendi kendine açılan online oyun reklam sayfaları ve karşınıza aniden açılan reklam pencereleri yüzünden böyle düşünüyor olmanızı anlıyorum.

    İyi bir blog veya web sitesine sahip kişi asla ziyaretçiyi hatalı tıklamaya teşvik etmez. Google reklamları sizin pc'deki arama geçmişinizi ve gezinmekte olduğunuz siteyi analiz eder ve ilgi alanınıza uygun reklamların görüntülenmesini sağlar. Bu hem okuyucunun hem de yazarın yararına bir uygulamadır. Google reklamlarına tıklamaktan korkmayın.

    Ürünün size hediye edildiğini okuyucuya çaktırmayın derken VİRAL REKLAM oluşturun demek istediniz sanırım. Bu da bir yöntem olacağı gibi ürünün hediye geldiğini söylemek de kesinlikle hatalı bir yayın değildir. Aksine firma hakkında cömert izlenimi uyandıran ve viral sayılabilecek bir reklam metodudur.

    Bunun dışında google adsense, reklam verenler arasında en çok kazandıran firmadır. Sırf google reklamlarından aylık 2000-3000 tl kazanan arkadaşım var. Ben de kendi bloğumda google reklamlarından gün geçtikçe daha çok kazanmaya başlıyorum.


    Saygılar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Neden kızayım tabiki söyleyeceksiniz fikrinizi. Ben öyle şeylere alınmam. Sürekli destekçi, onaylayıcı konuşma ve yorum olsun diye bir beklentim yok. Ben reklam vb. uğraşmadım. Belki de bu konuda ki bilgisizliğimden ya da bloglara girdiğimde hissettiğim rahatsızlıktan. Zaten kullanan arkadaşlara da karşı değilim en doğal hakları.

      2000-3000 TL ? :) iyiymiş ben öyle kazanç olabilieceğini düşünmedim hiç; ama o kadar para kazanması sitenin popülerliği ile alakalıdır bence.

      Saygılar, iyi günler.

      Sil
  6. Yazını okuyunca aklıma geldi findigim. Gecen seneydi sanirim. Bir ürünü blogumda tanitmam icin mail atmislardi. Urun neydi hatırlamıyorum. Bende onlara denemeden, kullanmadan tanitim yapamam demistim. Inandiriciligimi ve samimiyetimi kaybederim diye düşünmüştüm. Bumerangtan gelen bazı reklamları ileride paylasabilirim belki cok soguk bakmıyorum bu işe ama dediklerine katılıyorum. Reklam çekici olmalı, insani kacirmamali.
    Bu arada paylasim yapmasam da burdayim. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oy fındığım özledim valla ya arada ses çıkar blogundan ben buradayım diye. Ben sıcak bakıyorum reklamlara artık :D Ama tanıtttığın marka önemli gerçekten çünkü insanlar kullanıp onun yüzünden zarar görebilir.

      Sil
  7. Bazı reklamlar insana çok itici geliyo yazı aralarında olması apayrı zaten :)
    Ürün tanıtımı yaparken reklam kokmaması gerçekten önemli çok güzel olmuş bu yazı :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle ben reklama karşı değilim. Kişinin en doğal hakkıdır blogtan para kazanabilmesi ama bazı blogagerlar bunu çok itici yapıyor alacağım varsa da almam :D

      Sil
  8. Neler kadar güzel şeyler yazmışsınız

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler, umarım öngörüm doğru çıkar :) Ama çıkıyorsa arda reklam teklifleri almamız bunun göstergesi.

      Sil
  9. Çok güzel anlatmışsınız, keyif aldım. Takipteyim, bloguma da beklerim :)
    www.blogluyorum.net

    YanıtlaSil
  10. Gerçekten güzel bir yazı olmuş. Ben bu yazıda en çok ; "Kocaman reklam panosunun yanından telefonunun ekranına bakarak geçen nesillere doğru gidiyoruz." bölümünden etkilendim. Bu arada algı yönetimi ve bahsettiğiniz reklam yapma yöntemleri çok iyiydi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef telefonun esiri olmuşuz. Küçücük nesne bizi kullanıyor, biz onu kullandığımızı düşünsekte.

      Sil